Kalıp – İskele Sektörü
Türk İnşaat Sektörünün son 15 yılda yaşadığı yüksek büyümeye paralel olarak kalıp ve iskele üreticileri de ciddi bir büyüme sağlamış, ürün portföylerini ve ihracat pazarlarını genişletmişlerdir. URTIM olarak Tükiye’de ve Dünyada en geniş ürün port folyosuna sahip firmalardan biriyiz. Bugün Türkiye’de üretim yapan irili ufaklı yaklaşık 300 firmanın varlığından söz edebiliriz. Yatırım için finansman imkanlarının kısıtlı olması gibi sorunlar dolayısıyla ölçek ekonomisi yaratamamak sektörün en önemli sorunlarındandır.
Günümüzde iş kazaları sonucunda inşaatlarda çalışanların yaşamını yitirdiği, sakat kaldığı ve maddi olarak ciddi kayıplar yaşadığı bilinmektedir. Yaşanan iş kazalarında çalışanlarla birlikte işverenler ve devlet ekonomik olarak kayıplar yaşamaktadır.
Sektörün sorunları, bu sorunların çözümleri ve giderilmesi ile ilgili sektörel paydaşlar arasında koordinasyonu sağlamayı hedeflemekteyiz. Sektörümüzün en önemli sorunlarından iş kazaları hakkında bahsedersek URTIM olarak bu konuda yetkin kişiler sayesinde denetimleri yaparak eksikleri gidermekte ve tüm çalışanlarımıza güvenlik eğitimlerini sağlamaktayız. Ayrıca departmınızım yaptığı araştırma ve geliştirmeler sayesinde, üretilen ürünlerde güvenliğe çok dikkat ederek, olabilecek kazaların önüne geçmeye çalışmaktayız.
İş kazalarının sonuçları değerlendirildiğinde görünmeyen kısımlardan hiç bahsedilmemektedir. Kaza sonuçlarında zarar gören sadece çalışan kişi değil çalışanın ailesini de unutmamak gerekir. Mevzuat kapsamında iş kazası insanı odağına alarak bu kapsamda değerlendirme yapmaktadır.
Türkiye’de Her Gün İnşaatta Çalışan 1 Kişi Hayatını Kaybediyor
Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine göre İnşaatlarda 2019 yılında 312, 2020 yılında ise 297 kaza ölümle sonuçlanmıştır. Türkiye’de son beş yıl değerlendirildiğinde ise 117 kazada 1 kaza ölümcül kaza olarak sonuçlanmaktadır. Ayrıca son beş yılda günde ortalama 129 kaza yaşanmaktadır ve her gün 1 kişi hayatını kaybetmektedir.
İnşaat Kazaları Nasıl Önlenir?
İş kazalarının temel nedenlerine bakıldığında %88 oranında güvensiz(tehlikeli) davranışlar, oranında güvensiz (tehlikeli) durumlar ve %2 oranında ise bilinemeyen (önlenemez) nedenler olarak belirtilmektedir. İş kazası geçiren bir kişi %88 oranında bu kazayı önleyebilir. Tehlikeli davranışlar yorgunluk, uykusuzluk, hastalık vb. çalışan kişiden kaynaklı fizyolojik ve psikolojik sebeplerden kaynaklandığı bilinmektedir. Tehlikeli durumlar ise çalışma ortamı, makine, yönetim vb. çevre koşullarından kaynaklandığı bilinmektedir.
Orta ve küçük ölçekli firmaların denetlenmemesinden veya denetlenememesinden, taşeronlaşmadan, çalışanların ücretlerini yeterli düzeyde ve zamanında alamamasından vb. sorunlar iş kazalarının temelini oluşturmaktadır. Bununla birlikte çalışanların iş güvenliğine bakış açısı da iş kazalarını önemli ölçüde etkilemektedir.
Sonuç olarak iş güvenliği kültürü oluşturularak bunun bir iş yükü değil işin bir parçası olduğu tüm çalışanlar tarafından anlaşılması önem arz etmektedir. İş Güvenliği denildiğinde tüm çalışanlar zincirin baklaları gibi birbirine kenetlenerek ve tüm birimler tarafından ‘Önce İş Güvenliği’ ilkesi sözde değil özde olacak şekilde hareket edilmesi doğrultusunda tüm paydaşlara değer katacaktır.
Günümüzde modern yapıların hızlı, kalite ve güvenli bir şeklide yapılmasını sağlayan en önemli unsurların başında teknolojik kalıp ve iskele sistemlerinin kullanılması gelmektedir. Dünya genelinde Avrupalı firmaların öncülüğünde gelişen sektörün yıllık yaklaşık 6-7milyar USD büyüklüğe sahip olduğu öngörülmektedir. Türkiye de bu büyüklüğün 300 – 400 milyon USD olduğunu tahmin etmekteyiz.
Tüm dünyada ve özellikler Türkiye’de iş kazalarına dikkat ederek, yapılan hataların en aza düşmesini sağlamalıyız. Bu şekilde hem sektörün gelişimi, İnsanların hayatları koruma altına almış oluruz.

